14 Şubat 2012 Salı

Neler Oldu?


Belki uzunca bir süre blog sayfamıza herhangi bir ekleme yapamadık ama bu süreçte boş da durmadık. Örneğin yeni web sayfamız için üç koldan uzun saatler hatta günler harcadık. Lava Medya Tasarım Ofisinde Duygu Altümsek tarafından şekillendirilen yeni web sayfamızın teknik alt yapısını Info Teknik ekibinden Hakan Cantürk proglamladı. Logomuzu, kendimizi ve kurumsal kimliğimizi daha iyi anlatmak adına değiştirmeye karar verdiğimizde kafamızdan geçenleri eskiz defterine aktaran Emre Demirbakan'ınn tasarımı bir kaç küçük dokunuşla şimdiki haline geldi.







Evren Özesen, Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu tarafından düzenlenen 'Gönüllü Ol Fark Yarat' temalı fotoğraf yarışmasında büyük ödülü almaya hak kazanan üç fotoğrafçıldan  biri oldu. Fotoğrafları Çağdaş Sanatlar Merkezi de sergilendi.




Geniş Açı Proje Ofisi ve World Press Photo ortaklığında düzenlenen, Güney Afrikalı fotoğrafçı Jodi Bieber tarafından hazırlanan fotoğraf atölyesi tek kelimeyle muhteşemdi. Hem kendi projeleremizi sunma ve bu projeler ile ilgili olarak geri besleme alma hemde atölyeye katılan diğer fotoğrafçıları tanıma anlamında bizim için oldukça verimli ve eğitici bir süreç oldu.



Merkezi ABD’de bulunan ve tüm kıtalarda onlarca fototoğrafçıyı çatısı altında toplayan ‘Evlilik Fotomuhabirleri Birliği’  WPJA, portfolyomuzu değerlendirme ve mülakat sürecinden sonra Beyaz Oda’yı da bünyesine kattı. Özel gün fotoğrafçılığına ‘fotojurnlism’ perspektifi ile yaklaşan  alanının önemli isimlerini bir araya getiren bu topluluğun yeni üyelerinden biri olarak önümüzdeki dönemde ülkemiz dışındaki düğünlere katılmamız da olasılıklar dahilinde.


16 Eylül 2011 Cuma

Üç Arkadaş



Her yerde olmak gerekiyor birkaç farklı noktada kendini konumlandırabilmek ve öngörülü olmayı bir alışkanlık haline getirmek gerekiyor. İyice bakmak herkesi gözlemlemek  ve gerçekleşecek anları biraz öncesinde tahmin etmek gerekiyor. Sıradan fotoğrafçı refleksi veya güdüsü genelde bu anı çifti karşısına alarak, gelin ve damadın yüzünün açık seçik görüldüğü bir fotoğraf çekmek eğiliminde oluyor. Bana kalırsa her yerde, olabildiğince farklı açıda bulunabilmekte, bunu yaparken de hızlı olmakta fayda var. Sürekli vizörden bakıp, rastgele 'nasıl olsa aradan bir kaç tane çıkar' diye körlemesine değil, Cartier-Bresson’un dediği gibi, aklı gözü ve yüreği aynı hizaya koyup gerektiği zaman, gerektiği kadar basmak gerekiyor deklanşöre. Deniz’in arkadaşlarının o duvarın dibinde olduklarını, Kayahan ve Deniz onların önünden geçmeden birkaç saniye önce fark ettim. Yüzlerindeki mutluluk, memnuniyet, gurur ve onaylama duyguları ile biçimlenen mimikler birinden diğerine evrilirken, uygun anı beklemeye başladım. Bence işin sürpriz ve fotoğrafa anlam katan kısmı bu üç arkadaşın hissettikleri duyguları bir süre daha yüzlerinde tutabilmeleri ve tasarladığım fotoğrafı hayatlarına devam ederek onaylamalarıydı. Bu kısa saniyelerde hala her şey yerli yerindeyken üç kare fotoğraf alabildim. Teknik ve estetik olarak, görüntü oluşmadan önce tasarladığım kareye en yakın olan ise buydu.

11 Temmuz 2011 Pazartesi

Dakikalar İçinde...


Yaklaşan nikah saati, o günü ucundan kenarından yaşamış herkes için aşağı yukarı aynı şeyi ifade ediyor. Tatlı, kimi zaman endişeli bir heyecan, bile istiye binilen ‘rollar coaster’ da atılan istem dışı, kahkahalı ve eğlenceli çığlıklar gibi. Her ne kadar önceki blog yazılarında fotografik sonuçları iyileştiren bir öğe olarak ,rahatlığı, stresten uzaklığı olumlamış olsamda, tüm insani ifade ve durumların kendi içinde bir güzelliği olmalı.
Ters ışık, davetlilerin karşısına çıkmaya dakikalar kala, Semra’nın yaşadığı heyecanın, bedeni üzerindeki etkisini anlatmanın iyi bir biçimi oldu.
Insan hallerine, özellikle böylesi günlerde ortak olan bir gözlemci, belgeleyici ve bir tanık olarak, neyin ne zaman olacağını, öneceden kestirebilmek gibi doğal bir algı geliştiriyor insan. Görüntüyü tasarlayıp, kareyi  çeşitli yönlendirmelerle elde etmek yerine, oluşabilecek doğal kareleri tahmin edip, doğru yerde doğru zamanda olabilmekten ve sonsuz olasılklar içinde kişisel tercihlerle belirlenen anlarda deklanşore dokunabilmekten bahsediyorum.
Birazdan, dakikalar içinde, davetlilerin bulunduğu alana yürüyecek olan Semra, nişanlısı Muammer’i bekliyor. Bir kaç dakika erken biten hazırlıklar  ve son kontrollerin ardından beklemekten başka yapacak birşey yok.

4 Temmuz 2011 Pazartesi

Kadrajın Dışı



Bir ay kadar önce yine İstanbul’daydım. Emre ve Tuğba ile tüm bir günü beraber geçirirken fotografik anlamda oldukça verimli bir gün yaşadık.   Günün hikayesini belgelemenin yanı sıra Pavli Adası’nda porte çekimleri yapma şansımız oldu.  Bu fotoğraf ta Pavli Adası’nda portre çekimleri sırasındaki anlardan yalnızca biri.  Emre ve Tuğba’nın kamera karşısındaki rahatlıkları ve süreci eğlenceli geçirme motivasyonlarının yanı sıra, tüm fotoğraflara yansıyan başka durumlar ve kişilerden bahsetmek istiyorum: Derya Köksal, Mert Kuyucu, ve Evrim Özbilgen...Tüm gün, onlarca durumda hem bana hem de Emre ve Tuğba ya gösterdikleri içten yakınlık tüm karelerimize yansıdı.  Kimi zaman objektifin önünde kimi zaman arkasında hep pozitif hep yapıcı; diğer tüm aile bireyleri gibi.  Hepsine yardımları için teşekkür ediyorum. Tabii ki beni Emre ve Tuğba ile tanıştıran bir önceki blog yazısının kahramanlar Tunç ve Damla’ya da.

Dar açı ile Emre ve Tuğba’ya odaklanmışken polarize ayarımı yapmak için geniş açıya geçtiğimde bu kompozisyonu gördüm ve porte modundan bir kareliğine çıkıp günün hikayesi için deklanşöre dokundum. Kadrajın içinde kaldığını fark eden Mert bir iki geri adım attı ama bu anı, bile isteye tarihe not düşmüştük bir kere.
Sabahın erken saatlerinde başlayan koşuşturmanın getirdiği yorgunluk beklenmedik derecede güneşli ve sıcak havanın dayattığı susuzluğa rağmen güne olan adanmışlık bence ışıkla düşülen bu notta gizli.
Ankara’da, fotoğrafların tamamını yan yana koyup baktığımda ise 1870’lerde İngiliz fotoğrafçı Julia Margaret Cameron tarafından bu sefer kağıtlara, harflerle düşülmüş başka bir notu hatırladım:

‘Önüme çıkan bütün güzellikleri yakalamayı çok istedim ve en sonunda isteğim gerçekleşti’

27 Mayıs 2011 Cuma

Kasrın Gelini


Geçen ay Tunç ve Damla’nın evlilik günü hikayelerini fotoğraflamak için İstanbul’daydım. Tunç ile telefonda yaptığımız görüşmelerde daha iyi fotoğraflar alabilmek için istediğim iki şey vardı: İlki, aylardır doğru bir tahminde bulunulamayan meteoroloji.gov.tr’ nin dedikleri doğru çıkar da o gün yağmurlu olursa morallerini bozmamalarıydı . İkinci önerim ise güne biraz erken başlayıp belirlenecek bir lokasyonda portre çekimleri yapabilmekti.
Meteoroloji.gov.tr yüzümü yine kara çıkarmadı. Tahminleri yağmur yağacağı yönündeydi ama neyse ki yağmadı. Tunç ve Damla zaman çizelgelerine oldukça sadıklardı ve Hıdiv Kasrında yaklaşık  2 saat kadar çekim yapma şansımız oldu.  Kasrın methini, iktidar değişikliklerinden sonra başına gelenleri hem İstanbul’un en iyi turist rehberlerinden biri olan arkadaşım Onur’un anlattıklarından, hem de internette çekimler sırasında zaman kazanmak için yaptığım araştırmadan öğrenmiştim. Öğrenemediğim şey ise hafta sonları Hıdiv Kasrı’nın evlenmek üzere olan onlarca çiftin rotası üzerinde olduğu idi. Bunu da Kasrın bahçesine girip, her ağaç altında bir fotoğrafçı bir gelin ve bir damat görünce kavradım.  
Bir noktadan diğerine hareket ederken de meslektaşlarımı, nasıl çalıştıklarını ve diğer damat ve gelinlerin nasıl davranıp nasıl giyindiklerine dikkat etmeye çalıştım. Tam kafamda oluşturduğum listedeki tüm kareleri aldığımı, Tunç ve Damlanın ne kadar rahat oldukları, objektifin önünde nasıl eğlendiklerini, ve bunun çıkan sonuçları olumlu yönde nasıl etkilediğini düşünürken meraklı izleyiciler arasındaki bir aileden bize doğru yönelen gelen şu cümleyi duyduk. ‘ Yok yok, bu gün bu kasrın en güzel gelini bu!’

4 Mayıs 2011 Çarşamba

Gigno


Kişiye özel davetiye tasarımlarıyla tanınan kardeş firma Gigno 2011 koleksiyonunu yeni web sayfasında tanıttı. 8 yıldır birbirinden göz alıcı, onlarca özel gün davetiyesine imza atmış olan Gigno yeni koleksiyonunda ürün çeşitliliğini artırıyor. Konsepti, Banu Önal tarafından geliştirilen  Gigno  kişiye özel tasarım örneklerinin yanı sıra kolayca seçilebilen ve modifiye edilebilen katalog ürünleri sunuyor. Gigno’nun yeni koleksiyonunu görmeden herhangi bir davetiyeye karar vermemekte fayda var.

4 Nisan 2011 Pazartesi

Özel Gün Fotoğrafçınızı Seçmeden Önce Fotoğrafçıya Sormanız Gereken 10 Soru




1-  Nasıl bir tarzınız var? Resmi? Rahat? Sanatsal? Belgeselci? Yaratıcı? Geleneksel?

Ara Güler’in şiddetle karşı çıktığı ve fotoğrafla ilgili veya ilgisiz, birçok kişinin bildiği bir önerme vardır. Birçok kişinin aksine Ara Güler ‘’Fotoğraf sanat değildir.’’ der. ‘’Ben sanatçı değil, foto muhabirim.’’ der. Ama ‘’Ara Güler’’ hariç herkes ‘’Ara Güler’’ fotoğraflarını birer sanat eseri olarak görür. Biz de özel günlerde fotoğraf çekimleri yaparken konumuzu o gün için dünyanın en önemli olayı olarak görürüz ve belgesel fotoğrafçılığın büyük ustaları bu özel günü fotoğraflasalardı nasıl yaparlardı diye düşünürüz. Bu önemli olayın estetik ve sanatsal bir biçimde belgelenmesi önceliğimizdir. Fotoğraflarımızın teknik ve estetik sonuçlarının da değme fotoğraf editörlerinin tereddütsüz bir biçimde yayınlamak isteyeceği teknik kalitede, kusursuz ve göz alıcı olmasını isteriz. Çünkü her şey olup bittikten sonra geriye sadece fotoğraflar kalır.

2. Fotoğrafçılık işiniz mi, hobiniz mi? Daha önce özel bir günü fotoğrafladınız mı?

Fotoğrafçılık yaklaşık 15 yıldır işimiz. Reklam ve Foto-jurnalism branşlarında, farklı oluşumlarda devam eden çalışmalarımız var. Arkadaşlarım ve akrabalarımın ricalarını kıramayıp birkaç doğum ve birkaç tan oldukça fazla düğün gününü fotoğrafladıktan sonra bu fotoğrafları gören ve benzerlerini kendi özel günleri için isteyenler Beyaz Oda’ yı gündeme getirdi. Bu kısa cümlenin kısalığına bakmayın, süreç üç yıldan fazla bir zamanı ve 20 civarında farklı özel günü kapsıyor. Yoğunluk artmaya başlayınca uzun zamandır, bir yandan ‘’Yunus Özkazanç’’ ile çalışan diğer yandan kendi projelerini devam ettiren kardeşim ve meslektaşım Evren Özesen ile Beyaz Oda sürecini hızlandırdık.

3. Arayıp söyledikleriniz doğrulatabileceğim referanslarınız var mı? Sizinle özel günlerinde çalışan damat veya gelini arayıp, sizi en yakın arkadaşlarına tavsiye edip edemeyeceklerini sorabilir miyim?

O günün sizin için çok önemli olduğunu, ufacık aksiliklerin bile büyük sıkıntılar yaratabildiğini biliyoruz.
İçinizin rahat olması için bize e-posta ile ulaşıp referanslarımızın telefonlarını ya da e-posta adreslerini isteyebilirsiniz. Böylelikle o gün için kaygılanacağınız bir konu başlığı gündeminizden çıkmış olur.

4. Bir arkadaşım tuttuğu özel gün fotoğrafçısının kıyafetinin uygunsuzluğu sebebiyle hazırlıkların yapıldığı otele giremediğinden söz etmişti. Siz çalışırken nasıl giyiniyorsunuz?

Fotoğraflarınızı çekerken yerlere de yatsak, çamurlansak ya da ıslansak ta günün gerektirdiği temizliğe ve dış görünüm şıklığına sahibiz. Hareket edebilecek kadar rahat göze batmayacak kadar formal giyiniyoruz.

5. Bizim özel günümüzü kim fotoğraflayacak? Siz mi başkası mı?

Beyaz Oda olarak aynı bakış açısına ve görsel anlayışa sahip 2 fotoğrafçıyız. Butik fotoğraf hizmetimizin kalitesinin sekteye uğramamsı için aynı gün 10 farklı organizasyondan çağırılsak dahi sizi kimselere vermeyiz.

6. Katıldığım bir düğünde oldukça kalabalık bir fotoğrafçı ekibinin yiyip içip eğlendiğine şahit oldum. Siz bir özel günü fotoğraflarken kaç kişilik ekiple çalışıyorsunuz.

Fotoğraf çekmenin oldukça bireysel bir süreç olduğunu düşünüyoruz. Eğer sizinle, bir lokasyonda portre çekimi yapmayacak isek fotoğrafçı asistanı bile kullanmıyoruz. Gelin ve Damat farklı yerlerde hazırlanıyorlarsa ve bu farklı yerler birbirine uzaksa programlama sürecinde 2. Fotoğrafçı devreye girebiliyor.


7. Bazı firmalar sadece basılı fotoğrafları veriyormuş ve fotoğrafların çoğaltılması için ek ücret talep ediyorlarmış. Sevdiğimiz fotoğrafları tekrar almak ya da bastırmak için ek ücret ödememiz gerekiyor mu?

Hayır! Hangi paketi seçerseniz seçin balayından döndüğünüzde size söz verdiğimiz miktarda fotoğrafı JPG formatında, baskıya hazır (300dpi),  DVD’ ye kaydedilmiş olarak teslim ediyoruz. Hangi fotoğraftan kaç tane bastırdığınızla ilgilenmiyor ve hiçbir şekilde sizden ek ücretler talep etmiyoruz.

8. Ne tip ekipmanlar kullanıyorsunuz, fotoğraf makineniz bu işi yapmak için yeterli mi? Kullandığınız fotoğraf makinesi bir şekilde kullanılmayacak duruma gelir ise yedeği var mı?

Lütfen kullandığımız ekipmanlarla ilgili detaylı bilgi için bu bağlantıyı kullanın.

9. Daha önceden yaptığınız özel gün çekimlerinden müşterilerinize sunduğunuz bir albümün tamamını görebilir miyim?

Evet! Randevu alarak bizi ofisimizde ziyaret edebilir ve daha önce müşterilerimize sunduğumuz, slayt show, albüm ve dijital fotoğrafları inceleyebilirsiniz.

10. Elçilik veya Konsoloslukta çalışan, yabancı uyruklu arkadaşlarım evleniyor. Özel gün fotoğrafçılığı hizmetinizi bu arkadaşlarıma düğün hediyesi olarak satın almak istiyorum. Gelin ve Damat ile İletişim kuracak düzeyde yabancı dil biliyor musunuz?

BBC WorldEl JazeeraTV ve Betsy Udink gibi uluslar arası isimler için yılın belirli zamanlarında görsel ve lojistik hizmetler sağlayabilecek, çeviriler ve röportajlar yapacak kadar, yani çok iyi derecede İngilizce ve orta seviyede Rusça konuşuyoruz.